Open/Close Menu VetAxis Veteriner Kliniği, Web Sayfamıza Hoş Geldiniz.
7 Maddede FIP Nedir?

1.Hastalığın etkeni nedir?

Hastalığın etkeni FCOV (Feline Corona Virus) adı verilen bir virüstür. Bu virüsün laboratuvar testlerinde ayırt edilemeyen iki formu vardır. Birinci form, FECOV (Feline Enteric Corona Virus); hastalığa yol açmayan formu. (Belki hafif şiddetli ishale neden olabilir.)

İkinci form, FIPV (Feline İnfeksiyöz Peritonitis Virus); birinci formun mutasyona uğradığı düşünülen formudur ve asıl hastalık nedeni bu formudur. Maalesef bu mutasyonun sebebi açıklanabilmiş değildir.

2.Hastalık ne kadar yaygın?

Araştırmalara göre ev kedilerinde (evde tek kedi olarak yaşayan) %25-40; sokakta yaşayan ya da evde fazla sayıda olan kedilerde %95 oranında FCOV tespit edilmiştir. Yine FECOV’nin ölümcül FIPV’e dönüşme ihtimali ev kedilerinde (evde en fazla iki kedi) 1:1000 gibi bir orandayken, sokakta yaşayan ya da evde fazla sayıda olan kedilerde %5 gibi aslında yüksek bir orandır. Oranlara göre hastalığın vahametini şu şekilde izah edebiliriz; 20 kedinin yaşadığı bir ortamda 1 kedi büyük ihtimalle FIP hastalığına yakalanacaktır…

3.Virus nasıl bulaşır?

FECOV kedilerin salya ve dışkılarında bulunur. Bu nedenle kedilerin birbiriyle temasları ve ortak kullanılan tuvalet kapları ya da sokaktaki kediler için söyleyecek olursak; dışkılama alanları virüsün başlıca bulaşma şeklidir. Kontamine (virus etkeni bulaşmış) su ve yiyecek kapları, kedi yatakları ve çeşitli kedi malzemeleri (oyuncak, tarak vs…) virüsün diğer bulaşma şekilleridir. Bazı kaynaklarda virüsün anneden yavruya plasenta yoluyla geçtiği rapor edilse de bu bilgi tartışmalıdır… Virüs dış çevrede 3 ile 7 hafta canlı kalabilir. Dezenfeksiyon yapılırken bu husus dikkate alınmalıdır.

4.Peki virus hastalığı nasıl meydana getiriyor?

FECOV vücuda alındığında; hastanın yaşına, sağlık durumuna ve hücresel bağışıklık sisteminin durumuna göre dört durum şekillenir. Birincisi; eğer kedinin güçlü bir bağışıklık sistemi varsa enfeksiyonu yenecektir. İkincisi; eğer kedinin bağışıklık sistemi çok güçlü değilse bütün virüsleri öldüremeyebilir. Fakat hastalık belirtileri de ortaya çıkmaz. Yani hastalık latent (gizli) bir şekilde kalır. Kedi başka bir hastalığa yakalandığında ya da stres faktörleri devreye girdiğinde virus mutasyona uğrayıp FIPV’e dönüşebilir. Üçüncüsü; eğer kedinin bağışıklık sistemi zayıfsa virüs (FECOV) hızla çoğalmaya ve FIPV’e dönüşmeye başlar. Bu dönem organlarda granulomaların (organların küçük bir kısmında ki iltihaplı doku) oluşmaya başladığı “kuru form” olarak adlandırılan dönemdir. Dördüncüsü; eğer kedinin bağışıklık sistemi çok zayıfsa virüs mutasyona kontrolsüz bir şekilde dönüşmeye başlar ve hastalığın ıslak formu oluşur.

5.Hastalığın Kuru form ve ıslak formu nedir?

Kuru form: FIPV’e dönüşümlerin başladığı dönemdir. Organlarda (böbrek, bağırsak, karaciğer, dalak, pankreas, lenf düğümleri) granulomalar oluşmaya başlar. Klinik belirtiler çok spesifik değildir. Kilo kaybı, ateş,iştahta azalma, keyifsizlik gibi belirtiler gözlenir. Granulomaların oluştuğu organlarda işlev bozuklukları görülebilir. (Karaciğer ve böbrek en çok etkilenen organlardır, bu anlamda karaciğer ve böbrek enzimlerine bakılması tavsiye edilir.) Kuru formda ki en belirgin semptomlardan (belirti) biri nörolojik problemlerdir. Kuru formda ki kedilerin %10-25’inde görülür. Merkezi sinir sisteminde ki granulomalardan kaynaklanan bu semptomlar; denge kaybı, oryantasyon bozuklukları, paraliz, titremeler, kasılmalar, davranış bozuklukları ve idrar kaçırma gibi özetlenebilir. Kuru formda kedilerin gözlerinde de değişiklikler olabilir. Göz bebeğinde şekil bozuklukları ve gözün renksiz,mat görünümü ve görme kaybının yaşanması en tipik belirtilerdir.
Islak form: Islak formun ilk dönemlerinde kuru dönemde ki belirtilerin bir çoğu yine devam etmektedir. Fakat hastalığın bu formu çok agresif ve hızlı bir şekilde ilerler. Karın boşluğunda ve göğüs boşluğunda protein içerikli bir sıvı birikir. Hastalığın prognozu (ilerleyişi) kötüdür ve maalesef ölümle sonuçlanır.

6.Hastalık nasıl teşhis ediliyor?

Islak formun teşhisi sıvı birikimiyle karakterize olduğu için ek olarak yapılan virus testi, kan parametreleri, biyokimyasal ve röntgen bulguları teşhis için yeterli olmaktayken, kuru formda hastalığı teşhis etmek bir hayli zordur. Kilo kaybı, iştahsızlık, keyifsizlik, değişken ateş, yanıt alınamayan antibiyotik tedavileri gibi semptomlar, yine virus testi, kan parametreleri ve özellikle biyokimyasal parametrelerde ki böbrek ve karaciğer değerlerinde ki yükselmeler hastalığı düşündürür.

7.Hastalık nasıl tedavi ediliyor?

Maalesef hastalığın özellikle ıslak formun radikal bir tedavisi yok. Genel olarak iyi beslenme, sıvı tedavisi, sekonder enfeksiyonlara karşı antibiyotik, interferon, karaciğer destek preperatları ve immunsupresif ilaçlar (kortizon vs.) önerilebilir.
Yazan: Barış Kurt

© 2017 - Tüm Hakları Vet Axis'e Aittir. | Geliştirme: Umay Ajans | Sahrayıcedit: Axis Veteriner Kliniği

Telefon        (0212) 360 22 92